Yazardan Ne Dediler Konular Konuk Defteri İrtibat Ana Sayfa
 

NAZIM' I BİR DE HOCASINDAN DİNLEYELİM

  

 

   

Adı geçen kitabın önsözünde, Nazım'ın  Moskova'daki hamisi ve hocası, aynı zamanda Moskova Yazarlar Cemiyeti İdare Heyeti üyesi olan Ekber Babayev şunları söylemektedir :

"Mayakovskilere, Bağristkilere, Svetloflara kuvvetli şiir yazdıran ihtilal, Nazım'a da heyecanlı şiirleri yazdırmıştır. O zamanın Sovyet şairlerinde, hem de Nazım Hikmet' te müşterekti. Nazım hikmet sovyet şairlerinin bulduğu şekillerden faydalanmıştır."

Nazım yazdığı şiirlerin mısralarını bilindiği gibi alışılmış şekillerde alt alta sıralamıyordu. Mısraları bazen merdiven gibi basamaklı şekilde sıralıyor, hatta bazen kelimeleri bile bölüyordu. Nazımın bu şiir şeklini, ihtilal şairi Mayokovski' den aldığını, onun sönük ve silik bir kopyacısı olduğunu, Nazım'ın çağdaşları defalarca tekrarlamışlardır. Hatta şiirlerinden birçoklarının Mayakovski' den çalıntı olduğunu, bu arada "Bahri Hazer, Salkım Söğüt, Güneşi İçenlerin Türküsü ve Kızılırmak"  gibi şöhretini sağladığı gizli ideolojik şiirlerin bir çok mısralarının Mayakovski'den aynen aktarılmış olduğu ispatlanmıştı.

Gazetelerimizde bu mevzu ile ilgili olarak birçok makale yayınlanmış, Nazım' ın mısraları ile Mayakovski' nin mısraları arasında ki benzerlik gözler önüne serilmiştir.  Nazım Hikmet'i n yakınlarından Sadi ERTEM' de, "Hem materyalist hem şair olmak mümkün müdür?" başlıklı yazısının sonunda aynen şunları söylüyordu:

"Nazım sanatını ve yaşayışını bir felsefe sistemine sıkı sıkı bağlamış bir adamdır. Bu felsefe materyalizmdir. Şiir onun elinde bir inkılap vasıtasıdır. Nazım nasıl "Berkley" de felsefenin ana hatlarını çizmiş, "Bahri Hazer" de diyalektik materyalizmin numunesini vermişse, her şiirinde de bize olduğu gibi görünmüştür."

Nazım Hikmet gerçekten en yakınlarının söylediği gibi bir ihtilalci, bir materyalist, tek kelime ile ruh ve vicdanının komunizmin emrine veren bir Türk düşmanıydı. 

İşte sertellerin çıkardığı ve "putları deviriyoruz" diye milli Türk  şairlerine saldırdığı Resimli Ay dergisinde neşredilen "İhtilal-i Kebir" şiirinde beynelminel ihtilalci komunist Baböf' le beraber olduğunu itiraf eden satırları

 

Dördü de önümdeydi

Kan içindeydiler

Severim kanı

Omuzuma değdiler

Kahrol Danton

Ölmelisin Robespiyerim

Yaşasın Marat

Ben Baböf'le beraberim

 

Nazım Hikmet' in bu açık, tevil götürmeyen beyanı karşısında, onun bir adli hataya kurban gittiğini iddia etmek aslında gaflet sayılamaz. Türkiye' mizde demokratik ve hukuk nizamını dejenere etmek isteyenler, komunizmi müdafaa edemetikleri için, Komunist kişileri halkın  gözünde ve gönlünde yüceltmek çarelerine başvurmaktadırlar. 

Yalan ve hezeyanların altında yatan ihanetin korkunç yüzü, bugün dünden çok daha iyi anlaşılmış olmasına rağmen, maalesef muteber zannedilen gazetelerimizin sayfalarında Nazım Hikmet hala ve ısrarla bir vatan şairi olarak anlatılmakta, genç, körpe ve masum dimağlar kandırılmaya çalışılmaktadır.  Biz Nazım Hikmet' i onun muarızları vasıtasıyla anlatmaya çalışmıyoruz. Çünkü Nazım Hikmet'e vatan şairi diyenler, Nazım'la kalem mücadelesi yapmış, O' nu fikren mağlup etmiş kişilere inanmazlar.

Nazım'ı kendi şiir ve beyanları ile nakletmeye çalışırken, onun en yakın dostları, fikir yoldaşlarının da kanaatlerini vermeğe çalışıyoruz. Ta ki, bir itiraza, tevil yoluna gidilmesin.

Ve işte dedesinin Polonya'lı olmasıyla övündüğünü söyleyen Nazım Hikmet tam 81 mısradan oluşan SENİ DÜŞÜNÜYORUM başlıklı uzunca şiirinin ilk bölümünde de Komunist olduğunu rahatlıkla söyleyebilmektedir. Şöyle ki;

Türkiye Komunist Partisi, TKP' em benim
Seni düşünüyorum
Sen dünümüz, bugünümüz, yarınımızsın
En büyük ustalığımız, en büyük hünerimizsin
Sen aklımız, yüreğimiz ve yumruğumuzsun
Dünyada bir anılır şanlı soyun var
Sen küçük kardeşisin VKP' nin
Sen bana bugün
Mübarek alnındaki yara yerinle
Ve işçi bileklerinde
Zincir izleriyle göründün
Duruyorsun dimdik, pırıl pırıl
Ömrümde yalnız seninle
Ve senin safında olmakla övündüm...
 
 

<<<

 

>>>