Yazardan Ne Dediler Konular Konuk Defteri İrtibat Ana Sayfa
 

ATATÜRK' E OKUNAN ŞİİRİ

  

 

   

Nazım' ın KAFATASI, BİR ÖLÜ EVİ ve UNUTULAN ADAM isimli oldukça basit piyesleri Şehir Tiyatrosu' nun (Darulbedayi) sahnesinde aylarca oynanmış Nazım' a hem para hem şöhret temin etmişti. Üstelik Nazım' ın şöhreti Atatürk' e kadar ulaşmıştı.

Atatürk de, Nazım adına yapılan bu geniş reklam ve propagandaya pek itimat etmediği için:

- "Şunun bir şiirini kendi ağzından plağa alın getirin bakayım" demiş. Nazım' ın "Hazer" ve "Salkımsöğüt" şiirleri kendi diliyle plağa alınarak Atatürk' e dinletilmiş, Atatürk bunları dinledikten sonra aynen:

-" Bu şiirlerde Türk Milleti'nin hayatına kasteden bir bomba var" demişti.

Atatürk O' na ilk notu vermiş, şiirlerinin muhtevasında ki korkunç maksadı anlamış olmasına rağmen o günlerde Atatürk' e yakın olmağa çalışanlar, Atatürkçülüğü kimseye vermek istemeyenler, ona bu beyandan sonra bile methiyeler yazmışlar hatta Nazım mahkum olduktan sonra bile, ona hapishanede telif ve tercüme eserler yazdırtmak suretiyle maddi yardımda bulunmuşlardır.

 

İPEKÇİ KARDEŞLER DE NAZIM' I BESLİYORLARDI

 

   
Hatırlarda olduğu üzere uzun yıllar Şehir Tiyatrolarının başında bulunmuş olan Ertuğrul Muhsin bu müesseseyi çiftlik gibi idare etmiş, onun içindir ki, çok hassas olması lazım gelen bir müessese de bilakis sol ve komunizm propagandası yapan eserler rahatlıkla sahneye aktarılmıştır.

Şehit Tiyatroları sahnelerinde Nazım Hikmet' in eserlerini de oynatan Ertuğrul Muhsin, Nazım Hikmet' i Moskova' da tanımış, aralarındaki duygu ve düşünce beraberliği, onunla uzun yıllar dostluk kurmasını sağlamıştı. Esasen Ertuğrul Muhsin gerek yazılarıyla, gerekse tiyatrodaki tutumuyla komunist idealine olan sempatisini hiç bir zaman gizlememiştir. Hatta Moskova' da gençleri sanatkar yetiştiren bir tiyatro mektebinin hatıra defterine aynen şöyle yazmıştı :" Moskova uyanan dünyanın Kabe' sidir. Ben yaptığım bu hac da yeni imanımın ışıklarını buldum."

Bunları şunun için yazıyorum. Nazım Hikmet' in Türkiye' de ki yaygın şöhretini sağlayanların arasında Ertuğrul Muhsin, Nazım' ın hamisi sıfatıyla Türkiye' de sol fikrin gelişmesinde dolayısıyla Nazım Hikmet' in cüretkar hale gelmesinde büyük hissesi olmuştu. "Kafatası" "Unutulan Adam" gibi sonunda  yasak kitaplar arasına giren eserler Ertuğrul Muhsin' in marifetleriyle Şehir Tiyatrosu sahnesinde günlerce oynanmış, o zamanın tek film şirketi olan "İpek Film" Stüdyosu' nda  Nazım' a vazife verilmesi gene Ertuğrlu Muhsin' in tavsiyesi ile olmuştu. Bu gerçeği Sabiha Zekeriya Sertel de teyid etmektedir. "Resimli Ay" mecmuası kapandıktan sonra Nazım Hikmet İpek Film Stüdyosu' nda bir iş buldu. Burada da davasına hizmet etmeye çalışıyordu. Avrupa'dan ve Sovyetler Birliği' nden sol filmler getirilmesini sağlıyordu.

Sovyetler Birliği' nde filme alınan "Mustafa" adlı film ilk defa bu sinema da gösterildi. Büyük rağbet gördü. Bundan cesaret alan şirket, müşteri kazanmak amacıyla Nazım' ın teklif ettiği filmleri seve seve getiriyordu. Böylece Nazım' da propaganda yapma imkanını buluyordu. (*)

Sabiha SERTEL' de Nazım' ın komunist propagandası için her fırsattan istifade ettiğini gizlemiyordu.

 
(*) ANT Mecmuası -  Sayı 95
 
<<<